İstihbarat & İstihbaratta Tanım ve Teori Sorunu


 

    İstihbaratın akademik bir disiplin olarak kabul görmesinden bu yana yaklaşık yarım yüzyıl geçmiş, bu konuda çalışmalar yapan bilim adamları da doğaldır ki ilk günden itibaren bir "istihbarat teorisi"ne ihtiyaç duymuşlardır. Fakat teori arayışlarının hiçbiri ileri düzeyde geliştirilememiş ve denemeye açık konseptler hâline gelememiştir.[1] Aslında yapılacak hiçbir tanımın istihbarat kavramını yeterince açıklayamayacak olması, istihbaratta bir teoriye ulaşmaktaki en temel sorunlardan birisidir.

          İlk istihbarat teorisyenlerinden Kent, istihbaratı, nasıl kullanıldığına bağlı olarak üç farklı şekilde tanımlamaktadır. Kent’e göre istihbarat; bilgi, bu bilgiyi üreten organizasyon ve bilginin oluşturulması faaliyeti olarak açıklanabilir.[2] Böylece karar vericilere ulaştırılan son ürün olan bilgiyi, bu ürüne ulaşmak için uygulanan veri toplama ve işleme tekniklerini ve istihbarat teşkilatlarının genel organizasyon yapısını (İngiliz İstihbaratı, İsrail İstihbaratı gibi) istihbarat olarak adlandırmak mümkün olabilecektir. Fakat tanım bu üç anlama genişletilmiş olsa da amaç yine politik kararlara destek olarak görülmekte, bu tanımdan yola çıkarak geliştirilecek bir teorinin istihbaratı pasif bir çerçeveye yerleştireceği görülmektedir.

         Scott ve Jakson istihbarat konusunda yapılan çalışmalardaki farklılıkları üç ana başlık altında toplamaktadır. Buna göre ilk yaklaşımda istihbarat öncelikli olarak, savaşta ve barışta politika yapıcılar tarafından verilen kararlara açıklık getirebilmek amacıyla, yeni bilgilerin elde edilmesi için bir araçtır. Bu yaklaşımı paylaşan araştırmacılar istihbarat toplama sürecine, istihbarat kaynaklarına ve karar verme zinciri boyunca istihbaratın doğru kullanımına özel önem verirler. İkinci yaklaşım, istihbarat sürecindeki hataları ve başarıları açıklamak için genel bir model oluşturmaya çalışmaktadır. Bu görüşü paylaşan araştırmacılar çoğunlukla analiz ve karar seviyesiyle ilgilenirler. Bu görüşün taraftarlarınca, politika sürecinde istihbaratın etkili kullanımına yönelik yapısal ve kavramsal engeller kesin önem taşır. Üçüncü yaklaşım, istihbaratın devletin bir kontrol mekanizması olarak politik fonksiyonuna odaklanır.[3] Fakat bu gruplandırmalar da istihbaratın ne olduğu ve ne yapması gerektiği konusuna yeterli bir açıklık getirememiş, istihbarat dış politikada karar verme sürecinin bir basamağı, iç politikada ise devletin kontrol mekanizması düzeyine indirgenmiştir. Dolayısıyla kapsayıcı bir teorik çerçeve kurulamamıştır.

         İstihbarat konusundaki araştırmacılardan Kahn ise, istihbaratta teori arayışlarına tarihsel bir yaklaşım getirerek katkı yapmaktadır. Kahn teorisinde istihbaratın geçmişi, bugünü ve geleceği ile ilgilenerek onun günümüzdeki önem seviyesine nasıl yükseldiğinin açıklamasını yapmayı ve çözümsüz ana sorunlarını belirtmeyi hedef almaktadır. Kahn teorisinde, modern istihbaratı yaratan unsurun Fransız ihtilali ve endüstri devrimi ile şekillenen modern dünya olduğunu belirtmekte ve istihbaratın savunmanın belirleyici unsuru olduğunu ve saldırıda ise yalnızca şarta bağlı olduğunu savunmaktadır.[4] Kahn’ın istihbaratı yalnızca askerî yönden ele alması, sivil istihbarat organizasyonlarını görmezden gelmesi ve teorisini bunun üzerine oturtması önemli bir eksiklik olarak görülebilir. Kahn da yukarıda incelenen diğer tanım ve teori çalışmalarında olduğu gibi istihbaratı, karar desteği için sağlanan bilgi olarak kavramsallaştırmıştır.

         Warner ise, iyi bir teori için öncelikle iyi bir tanıma ihtiyaç olduğunu dile getirerek Kahn’ın da teorisinde üzerinde durduğu “karar vericiler için sağlanan bilgi” tanımını iş adamlarından spor antrenörlerine kadar bir çok kişiyi ilgilendireceği gerekçesiyle çok geniş kapsamlı bulduğunu vurgulamaktadır. Warner “yabancı toplumları anlamak ve etkilemek için, bir devlet tarafından tasarlanmış gizli faaliyet” tanımı üzerinde durmaktadır.[5] Bu yaklaşımı, istihbaratın yalnızca devletlere mal edilmesi, gizliliğin altınının çizilmesi ve günümüzde “örtülü operasyon” adını verdiğimiz kavramın istihbaratın görevleri arasında sayılması bakımından önemlidir.

         Johnson ise oluşturulacak teorinin, planlama/yönlendirme, toplama, işlem, üretim/analiz ve dağıtım diye sıralanabilecek istihbarat akışını açıklayan basamaklar etrafında (istihbarat çarkı) inşa edilebileceğini söylemekle[6] birlikte istihbarat kavramının üç farklı yüzüne de vurgu yapmaktadır. Bunlar: bilginin toplanması ve değerlendirilmesi, dış ülkelerdeki olayların gizli yollardan manipülasyonu (örtülü operasyonlar) ve dış istihbarat örgütlerine ve diğer düşman örgütlere karşı korunma yani istihbarata karşı koymadır.[7] Johson’un kurmaya çalıştığı teorik çerçeve Warner’ın “örtülü operasyon” vurgusuna ek olarak yabancı istihbarat örgütlerinin faaliyetlerine engel olmayı da “istihbarat”ın görevleri arasına sokmakta, böylece “istihbarat” kavramı daha aktif bir konuma gelmektedir. Bu durum istihbaratı politika sürecinde yalnızca bilgi sağlayıcı olmaktan çıkartmakta ve belirlenen politikayı da uygulayan konuma getirmektedir.[8] Böylece istihbarata bir nevi görev tanımı yapan bir teoriye doğru adım atılmaktadır.

         Buraya kadar incelenen teori ve tanım çalışmalarından çıkan sonuç, istihbarat kavramının üç temel görevi kapsadığıdır. Bunlar:

·        Bilgi toplama, analiz etme ve istihbarat üretme

·        Propaganda, psikolojik savaş gibi yöntemler ve örtülü operasyonlar ile olayları yönetme

·        Düşman veya muhtemel düşmanın istihbarat faaliyetlerini engelleme (istihbarat karşı koyma) faaliyetleridir.



[1] David Kahn, “İstihbaratın Tarihsel Teorisi”, Avrasya Dosyası, C. 8, Sayı 2, Yaz 2002, s.5.

[2] Sherman Kent, Stratejik İstihbarat, Çev. B. Yasemin Özbek, Nazlım Şüküroğlu Arıca, Ankara, Avrasya Stratejik Araştırmalar Merkezi Yayınları, 2003, s.1,51,131.

[3] Len Scott ve Peter Jackson, “The Study of Intelligence in Theory and Practice”, Intelligence and National Security, C.19, No.2, Yaz 2004, s.143.

[4] David Kahn, a.g.m., s.5,7.

[5] Tword a Theory of Intelligence, Workshop Report, RAND National Security Research Division, 2006, s.2,3.

[6]Loch Johnson, “Bricks and Mortar for a Theory of Intelligence”,Compative Strategy, C.22, 2003, s.2.

[7] A.e., s.22.

[8] Scott , Jackson, a.g.m.,  s.142.

Yorumlar